Rezervasyon Formu


Otel:
Ad Soyad(*):
E-mail Adresi(*):
Oda ve Gün Sayısı:
Güvenlik kodu:
Mesajınız(*):

eczane sohbet sohbet odaları
gaziantep escort konya escort adana escort kayseri escort malatya escort gaziantep escort hatay escort

Alaçatı Otel

Alaçatı Otel oteline rezervasyon mu yaptırmak istiyorsunuz?

Rezervasyon Formu İçin Tıklayınız...

Hacımemiş Mah.Bahçeler 2057 Sok. Alaçatı-Çeşme/İZMİR

 

Telefon : 0 232 716 03 16 | 716 03 37

Faks : 0232 712 02 52

GSM : 0532 493 74 00

İletişim Formu İçin Tıklayınız...

Otelimiz Alaçatı'ya özgü TAŞ EV tarzında mimariye sahiptir. Otelimizde konfor ve geleneği bir arada yaşayın. .Doğa ile iç içe Otelimiz Sörf alanlarına yakınlığı sebebiyle Sörf tutkunlarını uğrak mekanıdır.

Giriş İçin Tıklayınız...

Ilıca Taş Apart Otel

Ilıca Taş Apart Otel oteline rezervasyon mu yaptırmak istiyorsunuz?

Rezervasyon Formu İçin Tıklayınız...

5125 Sokak No:6 Ilıca / Çeşme / İzmir

 


Telefon : 0232 723 02 01

Faks : 0232 723 36 74

İletişim Formu İçin Tıklayınız...

Ege'nin gözdesi Çeşme'de dört mevsim boyunca tatili yaşayabileceğiniz bir mekan.Yalçınkaya Apart bir aile işletmesidir.

Giriş İçin Tıklayınız...

Çeşme Apart Otel

Çeşme Apart Otel oteline rezervasyon mu yaptırmak istiyorsunuz?

Rezervasyon Formu İçin Tıklayınız...

Musalla Mah.Akoğlan sok.no:17 Çeşme /İzmir


Telefon : 0232 712 02 51

GSM : 0535 321 60 80

İletişim Formu İçin Tıklayınız...

Çeşme , eşsiz doğası, mavi ve tertemiz denizi , harika plajları, doğaüstü güzellikleri ve konuksever insanları ile ideal bir tatil beldesidir.

Giriş İçin Tıklayınız...
Hakkımızda

Otelimiz Alaçatı'ya özgü TAŞ EV tarzında mimariye sahiptir. Otelimizde konfor ve geleneği bir arada yaşayın. .Doğa ile iç içe Otelimiz Sörf alanlarına yakınlığı sebebiyle Sörf tutkunlarını uğrak mekanıdır. Tas evleri, Arnavut kaldirimlari, rüzgari ve dünyanin rüzgar sörfüne en elverisli plajiyla ünlü Alaçatida kendinizi evinizde hissedeceginiz bir butik otel.Alaçatinin tas mimarisine sadik kalinarak insa edilen otelimiz 2008 yaz sezonunda kapilarini sizlere açmistir. 3 adet cumbali 8 adet standart odamiz ile müsterilerimize huzurlu, keyifli bir aile ortami ve yaz aylarinin bulantici sicakligindan uzak güzel bir tatil sunuyoruz.



Otelimiz Alaçatı'ya özgü TAŞ EV tarzında mimariye sahiptir. Otelimizde konfor ve geleneği bir arada yaşayın. .Doğa ile iç içe Otelimiz Sörf alanlarına yakınlığı sebebiyle Sörf tutkunlarını uğrak mekanıdır. Tas evleri, Arnavut kaldirimlari, rüzgari ve dünyanin rüzgar sörfüne en elverisli plajiyla ünlü Alaçatida kendinizi evinizde hissedeceginiz bir butik otel.Alaçatinin tas mimarisine sadik kalinarak insa edilen otelimiz 2008 yaz sezonunda kapilarini sizlere açmistir. 3 adet cumbali 8 adet standart odamiz ile müsterilerimize huzurlu, keyifli bir aile ortami ve yaz aylarinin bulantici sicakligindan uzak güzel bir tatil sunuyoruz..

Lokasyon

Çeşme, şifalı sıcak suları, olağanüstü sayılabilecek kalitede kumun, günesin ve berraklığın kucaklaştığı şirin bir tatil beldesidir. Çeşme İzmir’in 94 km. batısında, kendi adini taşıyan yarımadanın en ucunda kurulmuştur. Gemiciler tarafından küçük liman diye adlandırılmıştır. Zamanla çoğalan ve buz gibi suların aktığı çeşmelerinden dolayı da yöreye Çeşme denilmiştir.

15 km. kuzeyindeki Ion kenti Erythrai'nin limanı olan Çeşme’nin doğusunda, Kalemburnu’nda I.Ö.1000 yıllarında küçük bir yerleşim alanı olduğu bilinmektedir. Çeşme-Ildırı köyünde ortaya çıkarılan Erythrai Antik Kenti ile Çeşme kentinde Osmanlı Döneminden kalan Kale, Kervansaray, çok sayıda çeşme ve tarihi kent dokusundaki sivil mimarlık örnekleri yörenin arkeolojik ve tarihi kaynaklarını oluşturan yapıtlardır.

Şehrin ortasındaki tepe bugün kalıntıları görülen Akropolde yapılan kazılarda Athena Pallas tapınağına adak olarak sunulmuş heykelcikler bulunmuştur. Buluntular içinde en önemlisi, Arkaik devirden kalma bir kadın heykeli İzmir Arkeoloji müzesinde sergilenmektedir. Her yıl Temmuz ayında uluslar arası şarki festivali düzenlenir.

Tarihçe: İlk çağda Cyssus adiyle bilinen Çeşme, Anadolu'nun Bati kıyısında MÖ.1000 yıllarında tahmin edilen 12 Ion kentinden biri olan Erythrai (Eritre)'nin Ildırı İskelesiydi. Erythrai, M.Ö. 6. yüzyılda oldukça geniş ve önemli bir yerleşim merkezi durumundaydı. Son derece koruyucu bir limana sahip olan Erythrai Mısır, Kıbrıs ve bati ülkeleri ile iliksi kurmuş ve ticaretini geliştirmiştir.

Lidya ve Pers egemenliğinden sonra Roma ve Bizans hakimiyetinde kalmıştır. Çeşme, Selçuklu, Osmanlı, Aydınoğulları ve tekrar Osmanlı Dönemlerini sırasıyla yasamıştır.

İklim: Akdeniz iklimi yaşanır. Son derece sıcak ve kuzeyden esen rüzgarlara açıktır.

Gezilecek Yerler

Çeşme Kalesi: 1508 yılında Osmanlı Padişahı 2. Beyazıt tarafından yaptırılmıştır. Kale Osmanlı mimarisinin tüm özelliklerini taşımaktadır. Bu tarihi yapı, ilçede yapılan Uluslararası Çeşme Müzik Yarışmasında konser yeri olarak düzenlenerek tüm dünyaya sergilenmektedir. Her yıl uluslararası Çeşme festivali 2-7 temmuz tarihleri arasında burada kutlanmaktadır. Kalenin önünde Kaptan-i Derya Cezayirli Hasan Paşa'nın aslanlı heykeli bulunmaktadır.

Kervansaray: 1528 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Kervansaray iki katlidir. Bu tarihi yapı bugün otel olarak hizmet vermektedir. Hediyelik eşyaları deri giysileri ve kaliteli halılarıyla alışveriş imkanları sunulur. Geceleri özellikle restoranlar, barlar ve diskolar etrafında canlı, neşeli bir atmosfer bulunur.

Kaplıcalar

Çeşme Ilıcaları: İzmir - Çeşme yolu üzerinde ve Çeşme'ye 5 km. uzaklıkta deniz kıyısında bulunan Çeşme Ilıcaları plajı ve Ilıcası ayni yerde olan dünyanın en ilginç ve zor bulunur İlicilerinden biridir. Suların sıcaklığı 58 o C dolayındadır. Romatizmanın kronik her sekli, gut şişmanlık gibi metabolizma bozuklukları ile raşitizm, kadın, deri, hastalıkları, karaciğer ve idrar yollarının ağrılı hastalıklarında yararlı olmaktadır. Kaplıca civarında modern konaklama tesisleri mevcuttur. Ayrıca bu konaklama tesislerinde termal özellikte havuz ve banyolar bulunmaktadır. Çeşme kaplıcalarına ulaşım Üçkuyular'dan kalkan Çeşme otobüsleri ile mümkündür.

Sifne (Reisdere) Kaplıca ve Çamuru: Çeşme Ilıcalarının 5 km kuzey doğusunda Sifne körfezinde küçük bir yarımada üzerinde bulunan etrafında çeşitli konaklama ve yeme- içme tesisleri yer almaktadır. Romatizma, raşitizm, kadın hastalıkları ve idrar yolları, mide, bağırsak, egzama, kan çıbanı gibi deri hastalıklarında yararlıdır.

Yat Limanları

Yat Limanı: İzmir ilinde özellikle Çeşme Yarımadası’nın güneyi ülkemizin belli başlı yat güzergahlarından birini oluşturmaktadır. Çeşme-Kuşadası güzergahı yat turizmi altyapısının en çok geliştiği alandır. Ticari ve yat limanı bulunan Çeşme Limanı’nın iskelesi iki küçük tonajlı gemi yanaşabilecek kapasitededir. Yat Limanı ise 150 teknenin barınabileceği büyüklükte tasarlanmıştır. Kışları balıkçı barınağı yazları ise yatçılara hizmet vermektedir.

Alaçatı İskelesi: Alaçatı beldesinin güneyinde yan yana sıralanmış koylarla, yatçılar için bir cennet niteliğindedir. İskelede 80 tekne barınabilmektedir. Yatların barınabilmesi için pek çok imkan vardır.

Çeşme-Altınyunus Yat Limanı: 70 büyük ve 40 küçük tekne bağlanabilecek kapasitede olup her türlü yat bakim hizmeti verebilmektedir. Yat Limanı geceleyen ya da konaklayan yatlara su, elektrik, telefon, bakim, onarım ve kışlama hizmetlerini verebilecek durumdadır.

Sportif Aktiviteleri

Kamp-Karavan: Büyük Liman ve Pasa Limanı koylarında kamp alanları ve yazlık konutlar açısından zengindir. Ayrıca Antik Erythrai kentinin bulunduğu Ildırı yöresindeki doğal plajlar ve kamp alanları kullanıma uygundur.

Avcılık: Çeşme kara avcılığından hoşlananlar için de zengin bir yerdir. En ilginç ve heyecan verici av, kuskusuz domuz avıdır. Yetkili makamlardan gerekli izinler alındıktan sonra herkes domuz avına çıkabilir. Çeşme keklik ve tavsan bakımından da zengindir. Bu hayvanların en çok görüldüğü mevsim Eylül-Aralık ayları arasında olup bu mevsim süresince avlanmak serbesttir. Avcılıkla ilgilenenleri Çeşme kisin da ağırlayabilir.

Rüzgar Sörfü: Alaçatı, Avrupa’nın sörf bölgeleri arasında en ilginç ve çeşitlik sunan bölgelerindendir. Bozulmamış bir örtüsü ile sörf merkezi V biçiminde berrak suyu olan bir koydadır. Çeşitli rüzgar koşulları ve ideal sörf alanı ile Avrupa'daki en önemli sörf merkezlerinden biridir.

Deniz suyu oldukça sığdır ve rüzgar genellikle kuzeyden esmektedir. Haziran ayından Eylül ayinin ortalarına kadar ortalama 4-6 şiddetinde eser. Nisan-Ekim aylarında ise %50 güney rüzgarı eser ve güzel dalgalar oluşturur. Alaçatı'nın en güzel özelliği, rüzgarın soldan, yani meltem olarak esmesi ve şiddetli rüzgarda dahi düzenli dalgaların oluşmasıdır. Akıntının da rüzgar ile ayni yönde olması sörf yapanlara kolaylık sağlamaktadır. Alaçatı meltem rüzgarına sahip bölgeler arasında hiç şüphesiz en güvenilir olanıdır. Burada dört ayrı rüzgar Ege'nin içlerine uzanan Çeşme Yarımadası’na okşarlar. Meltem, Lodos, Poyraz ve Gerence rüzgarları yıl boyunca bölgeyi ziyaret eder.

Sakız Ağacı

6000 yıl önce ilk kez Çeşme'de bulunan sakız ağaçları görülmeye değerdir. Bu ağaçlardan lezzetli aromasıyla sakız reçeli ve essiz sakız rakısı yapılır. Sakız mutfaklarda kullanımının yani sıra ilaç ve boya üretiminde de kullanılır.

Eski Yunan doktorları, sakızdan kuduza, yılan sokmalarına, mide rahatsızlıklarına, bağırsak ve akciğer hastalıklarına karşı çeşitli ilaçlar yaparlardı. X. yüzyıldan sonra, sakızın ünü, Sakız Adasını asarak yayılmış ve dünyada meşhur olmuştur.

 



Ilıca, Çeşme yakınlarında gelişmiş bir termal merkezidir. İnce kumlu plajların uzandığı Ilıca'da, denizin içinde dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen ılıca kaynakları bulunur. Yalnızca Ilıca Koyu'nda 250'nin üzerinde sıcak su kaynağı belirlenmiştir.

Su sıcaklığı 58 derece dolayında olan ılıca İzmir Çeşme yolu üzerinde ve Çeşme'ye 5 km mesafede deniz kıyısında bulunmaktadır. Ilıca kaplıcalarının ile 2,5 km'lik plajın aynı yerde bulunduğu dünyanın en ilginç ve zor bulunur ender kaplıca alanlarından biridir. Sodyum klorür, potasyum klorür ve magnezyum klorür ihtiva eden suları; romatizmanın kronik her şekli, gut, şişmanlık gibi metabolizma bozuklukları ile raşitizm, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları, karaciğer ve idrar yollarının ağrılı hastalıklarının tedavisinde yararlıdır.Aynı zamanda kalp ve damar tıkanıklığı tedavilerindede önerilen sıcak su'dan soğuk suya ani geçiş yapılarak uygulana ŞOK yöntemi içinde eşsiz bir fırsattır.

 

Tarihi açıdanda zengin bir yer olan Ilıca tarihi Rasim Palas ve Karabina Sahil Oteli otellerinede sahiptir. Rasim Palas Oteli tarihi açıdan içinde bir çok antika değeri taşıyan eşyaları gerekse tarihi mimarisi ve el değmemiş yapısıyla Ilıca sahilinde bir yıldız gibi parlamaktaydı,fakat gerek Anıtlar Müdürlüğü gerekse maddi imkansızlıklardan ötürü şu anda hizmet veremeyen otel restorasyon çalışmaları dahilinde umarız yeniden o eski görkemli günlerine dönecektir...

Aynı zamanda Çeşme bölgesinin genelinde çokça rastlanan Damla Sakızı Ağaçları ve Zeytin Ağaçları bakımındanda Türkiye'nin sayılı ilçelerinden birisidir

 



Alaçatı, İzmir ili Çeşme ilçesinin bir beldesidir.

Ege Denizi'ne kıyısı olan belde, tarihi taş evleri ve dünyanın rüzgar sörfüne en elverişli plajları ile ünlüdür. Son yıllarda taş evleri sayesinde çok fazla gelişmiştir.15 eylül de düsman isgalinden kurtulmustur.

2000 yılı rakamlarına göre nufusu 8401 kişidir. 704 kilometrekarelik alanında birçok eğlence mekanı ve oteli barındıran Alaçatı, Ege Bölgesi'nin önemli tatil beldelerinden biridir.

Tarihçe

Antik Çağda adı "Agrilia" olan Alaçatı, Batı Anadolu tarihinde "İonia" diye adlandırılan, İzmir'in güneyinden başlayıp Menderes Irmağı'na kadar uzanan bölgenin tam merkezinde yer alır. Beldemize en yakın "ion" kentleri Alaçatı'nın bir köyü ve bugünkü adı Ildırı olan "Erythrai", Sakız adası yani "Chios" ve Urla İskelesi "Klazomenai"dir.

Heredot Tarihi'nin birinci kitabında İonia hakkında şöyle yazar: "İon'lar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurmuşlardır. Ne daha kuzeydeki bölgeler, ne de daha güneyde kalanlar İonia ile bir tutulabilir, hatta ne doğusu, ne batısı; kimisi soğuk ve ıslak, kimisi sıcak ve kurak olur." İon kentleri Akdeniz'deki kolonilerin de kurulmaya başlamasıyla M.Ö. 7. yüzyılda altın çağlarını yaşamışlardır. Bu dönemde 12 şehirden oluşan ion Birliği özellikle bilim, felsefe, heykeltıraşlık ve mimaride dünyaya yol göstermiştir. Sonraları Roma döneminde de parlak günler devam etmiş, Hristiyanlığın yayılmasında ve Bizans sanatının doğuşunda etken olmuşlardır.

Erken Osmanlı tarihinde Alaçatı'ya kaynaklarda bir "Yaya-Müsellem" köyü olarak rastlıyoruz; yani fetihlerin genişlemesiyle, fethedilen yerlere iskanlarla nüfus ve asker sayısı artınca 1361'de kurulan ordu teşkilatının bir parçası: "Yaya" (piyade) ve "Müsellem" (süvari) köyü… Beldemiz adını da işte bu yıllarda yerleşen "Alacaat Aşireti"nden alıyor. 1830'larda Bölgenin ayanı Hacı Memiş Ağa - ki bugün adı Alaçatı'nın bir mahallesinde yaşamaktadır- depremlerle sarsılan Sakız Adası'nda yoksullaşan Rum nüfusu çeşitli işlerde çalışmak üzere bölgeye "davet eder", böylece yalnız Alaçatı değil, Çeşme, Karaburun ve Urla'nın da kaderi değişmeye başlar. Yerli nüfus "harpte savaşırken" Rum gençleri bağlarda, zeytinliklerde yardımcı olmaya başlarlar.

Bu arada güneyi bataklık olan Alacaat köyünde halk sıtmayla da savaşmaktadır, bataklığı kurutmak üzere Alaçatı Limanı'na bir kanal açılmasına karar verilir. Kanal inşaatında çalışmak üzere gelen Rum işçilere büyük toprak sahibi Türkler tarlalarını "imar" edip işlemeleri koşulu ile verirler. Yeni köy de denizden birkaç kilometre içeride kurulur, bugün Alaçatı'nın birer birer restore edilmekte olan taş evlerinin çoğu 1850-1890 yılları arasında inşa edilmiştir.

19. yüzyıl sonunda artık "Alatzata" köyü (Rumlar "Alacaat"ı "Alaztata" yapmışlardır) özellikle bağları ve şarabı ile önemli bir üretim ve ticaret merkezi haline gelmiştir. Çoğu Rum olan nüfus 12 bine ulaşmıştır. 1873'te Alaçatı'da Belediye Teşkilatı kurulmuştur.

1912 Balkan Savaşıyla Alaçatı'nın kaderi bir kez daha değişir. Balkanlardan kaçan göçmenlerin gelmesiyle Rumlar arasında panik ve göç başlar. 1919 da İzmir'in işgaliyle birlikte, Alaçatı'ya göçmüş olan Balkan göçmenleri bu sefer de Anadolu'nun içlerine doğru göçmeye başlarlar, bu süreç Kurtuluş Savaşının bitiminde Alaçatı'ya tekrar dönmeleriyle sonlanır.

Bu arada 30 Ocak 1923'te Türkiye ile Yunanistan arasında Lozan'da "mübadele anlaşması" imzalanır; dünyada ilk ve son kez yapılan bu uygulama ile 2 milyon insan yerinden yurdundan olur… Bu anlaşma uyarınca İstanbul'daki Ortodoks Rumlar ile Batı Trakya'daki Müslümanlar hariç Yunanistan'da yerleşik Müslümanlar Türkiye'ye, Türkiye'de yerleşik Ortodoks Rumlar da Yunanistan'a gönderilir.

Böylece Balkan Savaşı yıllarında Alaçatı'ya Kosova'dan ve Bosna'dan gelen Arnavut ve Boşnak göçmenlere Selanik (Karaferya'lılar), Kavala (Kınalı ve Karacaova'lılar), Girit ve İstanköy'den gelen mübadiller de eklenir ve Alaçatı nüfusu 10 yıl gibi kısa bir sürede tamamen değişmiş olur.

Yaşam

Alaçatı Rum’lar zamanında bağcılık ve şarapçılık ile tarihinin parlak bir dönemini yaşadı. Mübadele sonrası ise Alaçatı’nın zorlu yılları başladı. Balkanlardan gelen Müslüman Türkler bağcılık ve zeytincilik bilmezlerdi. Böylece Alaçatı’daki bağlar sökülüp yerine Selanik göçmenleri tütün diktiler; Kosova ve Bosna göçmenleri ise bildikleri iş olan hayvancılığa başladı. Ancak iklim ne tütün, ne de hayvancılık için uygun değildi. Binbir eziyetle yetiştirilen tütünden Alaçatı’ya gelen para ancak karın doyurmaya yetiyordu.

1990'larda ilk rüzgar sörfü tutkunları geldi limana, 2000'li yıllarda da taş ev meraklıları 2001'de ilk küçük otel açıldı, yalnızca 3-4 yıl içinde Alaçatı Türkiye’nin en gözde tatil yörelerinden biri haline geldi.

Alaçatı kendini diğer beldelerden nasıl farklı kıldı?

Bozulmadan korunmuş, neredeyse en genci 100 yaşında olan taş evler birer birer onarıldı; küçük oteller ve restoranlar açıldı. Alaçatı’da Türkiye’nin en güzel küçük otellerinde konaklayabilir, restoranlarında en güzel yemeklerini yiyebilirsiniz. Alaçatı “kentsel sit” ilan edildi, beldemizde binalar aynen korunmak zorunda ve geleneksel mimariye uygun olmayan, çok katlı yeni bina yapılması artık mümkün değil.

Alaçatı artık dünyanın en önemli rüzgar sörfü merkezlerinden biridir, birçok uluslar arası yarışma beldemizde yapılır. Alaçatı sahilleri Akdeniz’in en temiz denizlerine, en güzel plajlarına sahiptir. Alaçatı’da sabahlara kadar yüksek sesli müzik yayını yapılmasına, bar veya diskotek açılmasına belediyemiz izin vermiyor. Alaçatı’daki kahvelerde plastik sandalye göremezsiniz. Alaçatı’da sokaklar hala parke taşıyla kaplıdır.

Copyright © 2012 Tüm hakları saklıdır.